..Kaleli Nokta Hala... |
Rize-Çamlıhemşin'in eski adı Kalei Bala olan Hisarcık köyü (KALE) adı ile anılır. Kaçkar sinsilesinin bir devamı ve Çamlıhemşin'le İspir sınırını teşkil eden TATOS DAĞI'nın eteklerindedir.
Çamlıhemşin'in Bölgesinde iki kale bulunmaktadır biri; Zilkale diğeri de ;en uzak köylerinden biri olan Kale Bala dır. Anlamı da küçük kaledir.Geniş meraları, ve güzel yaylalaı ile ünlüdür. İlkbaharda ve yazın cennet bir köşe manzarasını andırır. Bol ve berrak sular, çağlayanlar, çimenler,çiçekler ,kuzular,kuşlar Tanrının en güzel eserleri buradadır desek yalan olmaz sanırım….
Tarihi eski camisi ve bütün yöresi boyunca katıksız saf bir Türkçe konuşulur ve bu köylülere KALELİLER denilir.
Nokta Hala da bu köyden olup, asıl adı Ayşe dir. 1843 (Rumi:1259 ) Kalede doğumuştur. Haşillardan olup Baba adı Cevahir Ana adı Hamidedir. Yine bu köyden Ezizoğullarından İsmail ile evlenmiş ve bu evlilikden 3 'ü kız 1'i erkek 4 çocuğu olmuştur. Çocukları ;AHMET, HAVVA, EMİNE ,HACER dir.
Çok genç yaşta dul kalan Nokta Hala her Hemşin kadını gibi bir daha evlenmek istemez kaderine razı olur ve kendini çocuklarına adar.
Gurbet ; Hemşin kültürünün ana temalarından biridir. Yörenin geçim kaynağı olarak sonderece kısıtlı olması nedeni ile her ailede yetişen gencin biri veya birkaçı gurbete gitme ve burada kazandığını ailesine gönderme zorunluluğu vardı.
Genç yaşta dul kalmış ve evlatları da küçük olan Nokta Hala ,Ahmedini büyütüp gurbete yollamak için bütün şefkatını , fedakarlığını seferber eder. İnanılması zor güçlüklere göğüs gerip yoksulluğu ; sabır ve kanaatla geçiştirmeye çalışdı.
Ahmedi gurbete yollayıp kazancı ile yaşama tekrar dört elle sarılma en büyük arzusu idi. Gurbet denilince akla URUSİYE [Rusya] ve KIRIM gelir elbet ve bir çok Hemşinli de buradadır. Ahmet te her Hemşinli erkek gibi genç yaşında ailesinin geçimini, sorumluluğunu kalbinde, taze omuzlarında duyarak gurbete çıktı.
Kırımın Kirova Şehrindeki Halalı (Ç.Hemşinin bir köyü) hemşerisinin yanına gelen Ahmet orda çalışmaya başladı. Gurbet hayatı 4 yıl sürdü. Bu sırada ise Nokta Hala Ahmedinin özlemi ile yaşıyordu. Kardeşlerini ve eşini çok genç yaşta kaybeden Nokta Hala yalnızlığını ve özlemini hep Ahmedi için biriktiriyordu.
Fakat Nokta Halanın yüzü bir türlü gülmemişti. Onuruna düşkün Ahmet patronu ile kavga etmiş, çok kısa süreli de olsa hapis yatmıştı. Üzüntüsünden hapisde Verem'e yakalandığı sanılan Ahmet (özellikle Nokta Hala böyle yorumlamaktadır) memlekete hasta döner ve bu amansız hastalıktan kurtulamayarak ölür.
Eşini genç yaşta kaybeden Nokta Hala oğul acısını uzun süre yüreğinde hisseder ve hayatının kalan süresinde
Edebiyatla alakası olmamasına rağmen acısını dörtlükler halinde dile getirir. Bu da zaman içerisin de dilden dile dolaşır. İlk kaleme Haşil Hafız ın aldığı bilinmektedir.Babası tarafından kaleme alınan bu destanın Hasan Amcada (Hasan Basrı Albayrak) Eski Türkçe ile olduğu bilinmektedir. Kendisinden alınıp Hemşin ve Kale Dergilerinde neşredilmişdi. Ben ;ayrıca Halam Emine Aydildan ve Hemşini araştırmayı seven Av. Nihat Selden ek bilgiler de aldım.
Kardeşi Çata evli olan Nokta Hala bazan Çat Köyüne lahana toplamaya gidince şöle bir deyişide varmış;
Merağumden öz canumden bezerum
Abdal gibi sokak sokak gezerum
Kalem olup dertlerumi yazarum
Elleri üstüme güldürdün felek.
Canbaz Cevdet (Cevdet Yılmaz) ile yaptığım bir sohbette (Ocak-2003) annesinin yengesi olan Nokta Hala evlerinde kaldığını hatta Ahmet Kirovadan hasta dönünce Pazardaki evlerinde öldüğünü belirtti.
Birgün kızkardeşi hakkında dedikodu olduğunu ve anası Nokta Halanın buna üzüldüğünü görünce kaynağını öğrendiğime çok sevindiğim şu dörtlüğü söyler.
Bi karakuş ağlayi
Taş vurmiş kanadina
Ağlama karakuşum
Duşmanun innadina..